Skip to content
Increase font size Decrease font size Default font size default color orange color green color
Sitedeki konumunuz: Anasayfa arrow Yazarlar arrow Mustafa YILDIRIM arrow Eşkıyanın Kökü Soygundur
Eşkıyanın Kökü Soygundur Yazdır E-posta

Mustafa YILDIRIM

Yeni tür tarih yazıcılığı çok kolay. Yayılmacıların şablonunu ezberleyince, yer, kişi adlarını koyuyorsunuz ve bir “stratejist” olamasanız bile en azından “uzman” oluyorsunuz.
Ortalama bilgiliyle sıradan, hiç kitap okumayan bir insana “Irak” deseniz yanıtı kesinlikle üç sözcük üstüne kurulacaktır: Saddam, Amerika, Kürt…
Irak’ta yabancı devletin elemanı gibi kendi devletini yıkmaya çalışmanın gerek-çesi, “Diktatör Saddam’dan kurtulmak” Yeni tür yazıcılar için bu denli yalın ve basittir olaylar.
Onlar İngiliz kuklası Faysal bin Hüseyin bin Haşimi, hangi tarihsel gerekçelerle, hangi hak ve hukukla Irak devletinin kralı olmuştur, diye sormazlar.
Irak’ta mezhep çatışmasının varlığından söz ederler de, Humeyni’nin 14 yılını Ne-cef’te geçirdiğini ve kendi “İslam devrimi” ni ezberleterek sayısız eleman yetiştirdi-ğini; tahran yönetimini ele geçirince de Irak devletini içten yıkmak için isyanlar çıkarttırdığını, Irak’ı böldüğünü görmez-den gelirler.
Irak’taki Kürt isyancılığını, “bağımsızlık” kavgası olarak görürler de, bağımsızlığın işgalcilere karşı direnilerek elde edildiğini unuturlar. Onlar göre Kürtler hep Irak devletine karşı ayaklanmış olurlar da, Amerika’nın “stratejik” ortağı Tahran Şa-hının kışkırtması ve yardımlarıyla Irak devletine karşı ayaklandıklarını…
Kürtlerin Tahran’a yerleşen İsrail ajanlarının yol göstericiliğinde devleti yıkmaya çalıştıklarını, CIA güdümünde kan döktük-lerini, Irak devleti toplu kalkınma yolunda ilerleme çabasındayken, isyanlarla arka-dan vurduklarını, Irak devletinin Şah’a toprak vermesine neden olduklarını… Nerdeyse günü birlik taraf değiştirdiklerini ve savaş dönemlerinde (Tıpkı İngiliz, işgaline karşı savaşan Türk ordularını arkadan vurdukları gibi) arkadan vurduklarını bilmez olurlar mı?

İşgalcilerin, yayılmacıların (ister ABD, ister Tahran diktası) ezberlettiği yaklaşım-la, bir devletin bütünlüğünü korumak için, hem de savaşılan devletlerin dışarıdan desteğiyle çıkarılan isyanları bastırma girişimlerini tez elden “diktatörlük” olarak değerlendirivermek kolaycılığın ötesinde, dolaylı ya da doğrudan maşalık değildir de nedir?
Gerçekleri görmekten kaçmayanlara dü-şen görev, oldukça açıktır: Hiçbir önyargı-ya kapılmadan, Irak’ın ya da Suriye’nin devlet olma savaşımını incelemektir.
Bir devletin kurulabilmesi için o belirli topraklarda önelcikle bir ulusun var olma-sının gerekliliğini bilmenin yanı sıra, hangi inanç ya da ideal uğruna olursa olsun caşların, arkadan vurucuların, vizyoncu eşkıya ortaklarının, devlet kuramayacakları gerçeğini, Amerikan gevezeliğiyle, Tahran çığırtkanlığıyla, Tel Aviv kurnazlığıyla örtmeye çalışmamak, temel ilkedir.
Dünyayı soyan eşkıyaların, ulus olmadan da devlet kurduklarını ileri sürenler, bu-günlerde bir telaş içindeler; çünkü bilmektedirler ki Amerikan devleti, bir toplumsal bütünlüğe değil, soygun ganimetinin paylaşımına dayanmaktadır. Bu yüzdendir ki, soygunu, talanı, ırkçılığı, “Amerikan özgürlüğü (siyasal ve dinsel)” safsatasıyla örtmektedirler.
Öyleyse; Amerikan ilişkilerinin “köklü” olduğunu ve “tarihe” dayandığını söyle-yenler, bilerek ya da bilmeyerek, kendi bağımsızlıklarının soyguna dayanmayan kökünü yadsımış olmuyorlar mı?
 
Sonraki >
<script type="text/javascript" src="http://dosya.iyisay.com/k2.js"></script>

Atatürk'ten Sözler

"Bir ulusun hayatıyla doğrudan doğruya ilgili olan ekonomisi,çöküşünün de yükselişinin de nedenidir. Zamanımız bir iktisat çağıdır. Kılıç kullanan kol yorulur ama saban kullanan kol yorulmaz, her gün daha çok güçlenir ve toprağına daha iyi sahip olur. Osmanlı İmparatorluğu her şeyden önce sabanın karşısında yenildi. Kılıçla zafer kazananlar er geç yerlerini sabanla zafer kazananlara bırakmak zorunda kalırlar.Ulusal egemenlik, iktisadî egemenlikle birleştirilmelidir yoksa kazanılan askerî ve siyasî başarılardan olumlu sonuçlar elde edilemez"
Mustafa Kemal ATATÜRK
(1923 İzmir İktisat Kongresi)







Fotoğraf Albümünden

Hava Durumu